BozcaadaHABER - Mobil

AKP’li Aktan: “Teraslar için referandum yapılabilirdi”

Teraslarının açılmasını destekleyen Bozcaada AKP İlçe Başkanı Burak Aktan, Belediye Meclisi’nce reddedilen teklif için “Referandum ya da anket yapılabilirdi.” dedi. Bozcaada'lı işletmelerin kahvaltı verecek yer sorunu olduğunu dile getiren Aktan, Çanakkale ilçeleri arasında en yüksek işgali ücretinin Bozcaada'da olduğunu iddia etti. Aktan ayrıca Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz'ı söz verdiği halde karar alırken halka ve esnafa danışmamakla suçladı.

Mobil Reklam
Mobil Reklam
AKP’li Aktan: “Teraslar için referandum yapılabilirdi”
Tarih: 13-02-2018 13:10
1759 Okunma
Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam
Bozcaada'da merkezindeki terasların açılması için adalı işletmecilerin br kısmı tarafından gerçekleştirilen imza kampanyasının ardından Bozcaada Belediyesi'ne sunulan teklif, Bozcaada Belediyesi'nin geçen hafta yaptığı meclis toplantısında reddedilmişti. Sadece Adalet ve Kalkınma Partisi belediye meclis üyesi Sabri Güler'in “evet” oyu verdiği toplantıda bağımsız üye Özgün Yavaş da red oyu kullananlar arasındaydı. AKP'nin diğer meclis üyesi Nejla Ersöz ise toplantıda olmadığı için oy kullanamamıştı.
 
İşletmecilerin yanı sıra iki mahallen muhtarının da imza attığı öneriye Bozcaada Adalet ve Kalkınma Partisi Başkanı Burak Aktan’ın da destek verdiği biliniyordu. Aktan, terasların açılmasına yönelik desteğini ve görüşlerini Bozcaada Haber'e verdiği röportajda dile getirdi.
 
İşte Aktan ile terasların açılması önerisi üzerine yaptığımız röportaj:
Terasların açılması önerisini AKP Bozcaada İlçe Başkanı olarak siz de desteklediniz. Ancak son meclis toplantısında bu teklif oy çokluğu ile reddedildi. Sadece sizin partinizin temsilcisi “evet” oyu verdi. Sizin bu konuda görüşünüz neler? Teraslar açılsa ne olur, açılmasa ne olur?
 
Biz Belediye Meclis toplantıları öncesinde Ak Parti İlçe Teşkilatımızca bir toplantı gerçekleştiriyoruz. Bu toplantıda o ayki gündemi değerlendiriyoruz. Konular hakkında ortak bir kanıya varıp bizim meclis üyelerimiz Sabri Güler ve Nejla Ersöz'e direktifler veriyoruz. Meclis üyelerimiz de kararlarıyla bizi temsil ederek veriyorlar. Yani meclis üyelerimizin verdikleri karar kendi kişisel görüşleri değil, ilçe teşkilatımızın ortak akılla aldığı karardır.
 
Bizim Bozcaada'da çatıların açılmasını istememizdeki öncelikli sebep; Bozcaada'daki işletmelerin çok küçük çapta işletmeler olması ve küçük metrekarelerde oturması. Birçoğunun yaklaşık 50 metrekarede 4-5 odalı pansiyonların ve butik otellerin olması. Ve bu butik otelciliğin en büyük olmazsa olmazlarından bir tanesi de kahvaltı hizmetidir. Ki adamız butik otellerinin yüzde 95'i oda+kahvaltı olarak hizmet vermektedir. Genelde yerel ürünler sunularak verilen Bozcaada'ya özgü bu kahvaltı, en az odalar kadar önem arz etmektedir.
 
Şunu söyleyebilirim; insanlar 50 metrekareye butik otel yaptığı için kahvaltıyı, ya kapısının önündeki sokakta veya komşularının bahçesinde ya da kiraladıkları başka bir alanda vermekte. Bazı işletmeciler ise maalesef kahvaltı verecek yer bulamadığı için ve çözüm de üretilmediği için kahvaltı hizmeti veremiyor.
 
Ama kendi mülkiyetlerine ait ve kullanılabilir durumdaki çatılarını projelendirilerek bu hizmeti rahat bir şekilde verebilirler. Yani sadece “Yok hayır, çatılar açılmasın”dan ziyade buna bir tanım yapabilirler. Görselliği bozmayacak şekilde arka tarafı için projelendirilip yarım çatıya izin verebilirler. Bu terasların ilerde restoran olarak kullanılması endişesi var ise belediyenin, bunu yine kendi meclis kararı engelleyebilir. Ki kahvaltı ruhsatı vs diğer ruhsatları verecek yine Bozcaada Belediyesi. Alkollü içki ruhsatı, restoran ruhsatı da vermekdikten sonra kimse bunu yapamaz ve zaten yapmaz da. Yani endişe edilen hususlar meclis kararı ile engellenerek terasların açılması için çalışma yapılabilirdi.
 
‘ESNAF İŞGALİYE ÜCRETİNDEN ŞİKAYETÇİ’
 
Oteller kahvaltı için kapıların önlerinde, sokaklarda kahvaltı verebilmek için işgaliye ödemektedirler. Bu işgaliyeler de hiç cuzi rakamlar değil. Rakamlar tam olarak aklımda değil ama küçük bir dondurmacının bile 9-10 bin TL, hatta 12-13 bin TL'ye varan 8-10 masasından işgaliye ücreti alındığını biliyorum. İşgaliyedeki fahiş rakamlardan Bozcaada esnafının tamamı şikayetçi. Ben bunu da araştırıp soracağım ama inanıyorum ki Çanakkale'nin hiçbir ilçesinde metrekare bazına vurduğunda bu kadar yüksek işgaliye ücreti olan bir ilçe yoktur. Hatta çoğu belediye çok cuzi miktarlarda işgaliye ücreti alarak esnafın önüne, sokağına masa atmasını desteklemekte.
 
Sizce belediye meclisinin tek endişesi terasların restorana dönebilme ihtimali mi?
Belediyenin başka bir çekincesinin olduğunu zannetmiyorum. Turizmle uğraşan işletmecilerin hiçbirinin kalkıp da terasa çamaşır asacağını zannetmiyorum. Şimdiki turizm ile 15-20 sene önceki turizmi karşılaştırmamak lazım. Bozcaada'da işletmelerin çoğunluğu çamaşır hizmetini dışardan karşılamakta. Dışarıdan anlaşılan firma ile hepsi yıkanılarak ve ütülenilerek geliyor.
 
“Terasların açılması mimari dokuyu bozar” endişesi var. Bu konuda ne diyorsunuz?
 
Dediğim gibi mimari yapıyı bozmayacak şekilde tanımlanarak açılabilir. Belki tam değil de yarım teras, belki evlere değil sadece işletmelere olabilir. Daha aza düşürmek için belki sadece bahçesi olmayan, kahvaltı verebilecek yeri olmayan işletmelere verilebilir.
 
Peki, bu terasların açılmasını isteyen işletmeciler çoğunlukta mı sizce?
 
Yüzde 90'nı adalı işletmecilerden oluşan arkadaşlarımız bir imza kampanyası başlattı. 70-80'nin üzerinde bir imza toplandı. Bunların arasında AKP'yi, CHP'yi, MHP'yi destekleyen her kesimden işletmeci var. Adalı işletmeciler terasların açılmasını istiyor.
 
Bozcaada Belediye Başkanı hem yerel seçimde hem de başkan olduktan sonra Bozcaada esnafının yanında olacağını, halkının yanında olacağını ve bir karar alınırken öncesinde halka ve esnafa danışacağını, onlarla birlikte karar vereceğini dile getirmişti. Ancak gördüğünüz gibi bu teras konusunda da kime sordu, kimden fikir aldı, hangi ortak akılla karar alıp da bu çatıların açılmasına “hayır” dedi?
 
‘REFARANDUM YA DA ANKET YAPILABİLİRDİ’
 
Hakan Can Yılmaz'ın seçim döneminde en çok dile getirdiği “karar vermeden halka soracağız, her ay halk toplantıları yapacağız” sözünü hatırlatmak isterim. Son bir yılda kaç tane halk toplantısı oldu da kaç tanesine katıldık? Şimdi seçimlere 1 yıl kaldı, geçen seçimden bu seçime kaç tane halk toplantısı yaptı? Ve en önemlisi, hangi konuyu halka danıştı ve kime sordu?
 
Ki yine de halk diyorsunuz, o halde bir referandum, bir anket falan da yapılabilirdi. Bozcaada'da binlerce işletme yok. Çok basit, referandum gibi bir sandık kurulur, herkesin görüşü belli olur. Ama çıkıp da baştan aşağı “olmaz” demek doğru değil.
 
Peki terasların açılması için sadece belediyenin kararı yeterli mi?
 
Bu yasal ve hukuki bir süreç. Tam olarak bilemem ama belediye ve CHP'li meclis üyeleri buna destek verseydi muhattabı Anıtlar Kurulu veya hangi kurum ise biz de halka ve esnafa destek olmak için elimizden geleni yapardık. Zaten belli bir dönem teras izni vardı. 4-5 tane teras ruhsatını almış işletmeler de var. Bunlar da örnek olabilir.
Ayrıca bazı işletmeler de kaçak olarak terasını açıyor ve kullanıyor. Bunu legal hale getirsek de işletmeciler de rahatlasa olmaz mı? Bozcaada Belediyesi bir araştırma yapsın, kaç tane otelin kahvaltı yeri var, kaç tanesinin yok, kaç tanesinin bahçesi var? Çok zor bir araştırma değil.
 
Evleri kapsıyor muydu bu öneri?
 
Bu da değerlendirilebilir. Bunu da halka sorabilirler. Ama öncelikli problem işletmelerde olduğunu düşünüyorum.
 
Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
 
Bununla ilgili yok ama söz verdikleri gibi halk toplantılarını da bu zamana kadar pek yapmadılar. Hiçbir şeyi halka sormadıkları gibi bu konuda da halka danışmadan kendi öngörüleri ile karar verdiler.
 
Hatta bu imzaları atan arkadaşlardan duyduğum söyleme göre; CHP Bozcaada İlçe Başkanı Hüseyin Durmuş’un da ilk başlarda bu öneriye sıcak baktığı, ancak sonrasında CHP'nin istemediği için kendisinin de bir anda karşı
çıkmaya başladığı yönünde.

YORUMLAR
3 Yorum

Türkan Çim Işık - 15-02-2018 10:55

Mimari görünüm sadece yaşadığımız yerin şeklini değiştirmez,aynı zamanda belleğimizi, hatıralarımızı, neyi nasıl yaşadığımızı da hem değiştirir hem de yenisine yön verir. Kimliksiz, geçmişinden kopuk, günlük ihtiyaçlara göre kent tasarımı yapılmaz. Aslolan yaşadığımız yere saygı olmalı. Kahvaltı veremiyorum,kapımın önünde oturamıyorum, arabamı parkedemiyorum. Sonsuz çeşitlilikte ihtiyaç. Adamız gibi geçmişi, değerleri ve tabi bunun etrafında korunagelmiş (yazık ki hala diyemiyorum) mimari öğeleri olan bir yerleşim yerini, diğer her yer gibi ucubeye çevirmek demek bence teras yapmak. Bu kadar rüzgarlı bir yerde teras yapalım, olmadı etrafını çevirelim, çatı yapalım, teras olmuyor hadi burayı oda yapıp satalım, depo yapalım,hatta misafire yatak açalım. O sırada belleğimizi, geçmişimizi nerede depolayacağız, çocuklarımıza masal anlatır gibi anlatmak yerine onların ancak masallara yaraşır bir Bozcaada'da yaşamaya devam etmesini sağlamak daha güzel olmaz mı?



sokrat - 14-02-2018 22:59

o zaman halka benzin ve mazot vergi kalksın mı sorun? ÖTV kalksın mı sorun? sayın Başkan çıkan sonucu uygulayın...



Mustafa Erdem - 14-02-2018 12:55

Daha nereleri işgal edeceksiniz, sokaklar işgal altında zaten, bir şeyi kullanmanın yasak olması ve bunu kullanamamak, eğer bunu kullanabilseydim, bundan bu kadar para kazanabilecektim düşüncesiyle, bir mağduriyet mantığı getirip, esnaf mağdur diyerek, yeni bir işgale gerekçe aramak, Ada'nın yalnız ama yalnız para kazanmak için varlığını onaylamaktan başka bir şey değil. Ada'da sizlerden başka insanlar da var, ADA'NIN BİR DE KENDİNE AİT YAPISI VAR. Bunu zaten çok uzun zamandır bozdunuz. Ancak bu da yetmemekte. Halka soracaklarmış. Diyelim ki Halk evet dedi. yapılması yasak olan bir şey o zaman nasıl yasallaşacak. Bırakın Ada biraz daha yaşasın.



Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER

Mobil Reklam

Mobil Reklam