BozcaadaHABER - Mobil

Barış İnce’nin ikinci romanında “Ticani Tarikatı” var

Gazeteci ve yazar Barış İnce’nin ikinci romanı “Sarsıntı” çıktı. Kitap, Bozcaada’da bir dönem yaşayan Ticaniler tarikatına dair esinlenmelere de yer verirken adaya dair imgelere de yer veriyor.

Mobil Reklam
Mobil Reklam
Barış İnce’nin ikinci romanında “Ticani Tarikatı” var
Tarih: 29-11-2018 21:56
925 Okunma
Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

Birgün Gazetesi’nde uzun süre çeşitli pozisyonlarda görev yapan Barış İnce’nin ikinci romanı “Sarsıntı” Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. İnce’nin “Çelişki”den sonra yayınlanan “Sarsıntı” kitabı da büyük ilgi görürken kitabın Bozcaada’ya dair imgelere yer verdiği, hatta bir dönem Bozcaada’da yaşayan Ticani tarikatındakileri de konu edindiği öğrenildi.

Biz de Bozcaada Haber olarak hem konu hakkında bilgi almak hem de yazarın ikinci kitabı üzerine detayları öğrenmek üzere Barış İnce ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bozcaada'ya dair bazı şeyler var kitapta. Biraz bahseder misiniz?

Aslında bir esinlenme var. Romandaki ada “İsimsiz Ada”. Hayali bir ada ve bir deprem sonrası su alıyor. Fakat bağ evleriyle, “dada”larıyla, çarşısıyla, koylarıyla Bozcaada’ya benzediği bir gerçek… 

Peki, tarikatla ilgili kitapta yer alanlar öyküsel mi, yoksa gerçek ögeler barındırıyor mu?

Asıl Bozcaada ile ilgili benzerlik taşıyan kısım da burası. Bulgurcular diye uydurduğum ve bir efsane yarattığım tarikatı yazarken Bozcaada’daki Ticanilerden etkilendim. Benim romanımda geçen çocuklara istismar hadisesi ve ticari faaliyetler, Ticanilerin dava dosyalarında bulunuyor. Bunları inceledim, mağdurların ifadelerini okudum. Merhum Ticani liderinin evini, sokağını gözlemledim. Gerçek bir hikayeden esinlenerek Bulgurcular adında yeni bir tarikat ve yeni karakterler uydurdum.  

Bir önceki kitabın yazım sürecinde de Bozcaada vardı. Ada besliyor mu sanat ve kültür üretimini?

Çelişki’yi yazarken taslağı Bozcaada’da yazmıştım fakat adayı değil kendi gençliğimi, İzmir kıyılarını anlattım. Adanın sakinliği yazma konusunda iyi gelmişti. Bu romanımda Bozcaada’nın imgelerinden sıkça yararlandım çünkü zaten esinlendiğim gerçek olay Bozcaada’da geçmiş. Bu nedenle hayali adayı kurgularken de hep orası aklıma geldi. Romanlarımın iyi olup olmadığına sanatseverler karar verecek elbette ama gözlem yönümün güçlü olduğunu söylerler. Bozcaada’da da kent hayatında alışılagelmiş görüntülerin dışında kafamda canlandırabileceğim pek çok görüntü var. Bu yüzden düş dünyasını beslememesi, imgeleri çoğaltmaması mümkün değil. 

Kısa süre önce İstanbul'a veda edenlerdesiniz. Artık İzmir'desiniz. Bunun sebepleri nedir?

Zaten İzmirliyim, ailem orada. 19 yıllık İstanbul’daki okul ve iş yaşamından sonra dönme vakti geldiğini düşündüm. Bunda tabii ki temel etken maddi zorluklar... İstanbul’da kira, ev geçindirme vb. dertler İzmir’e göre daha zor oldu. İzmir’de annem kendi kiraya çıkıp bize bir ev alınca geçimimiz daha kolay olur diye düşündük. İzmir’in sosyal yaşamının daha demokratik, laik olduğunu söylemeye gerek yok. Ama ben böyle bir “sosyal kaçış” yapmış değilim.    

Önümüzdeki süreçte atölyeler, söyleşiler farklı çalışmalar olacağını açıkladınız. Yeni kitap da olacak mı? 

Romanın, karakterlerin etkisinden henüz kurtulabilmiş değilim. Roman tüm atmosferi, kahramanları ile zihninizi sürekli meşgul eden bir şey. Halen Filiz, Levent, Yiğit, Rıza zihnimde konuşuyor. Bundan kurtulmam gerek. O yüzden biraz dinlenmek iyi olabilir. Çocuklara yönelik içimde kalan bir öykü projem var, belki ona çalışırım baharda.


Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER