BozcaadaHABER - Mobil

Bozcaada Bağbozumu Festivali dopdolu bir program ile başladı

Bozcaada 18. Kültür Sanat ve Bağbozumu Festivali'nin ilk günü temsili bağbozumu, konserler, turnuvalar ve resim sergileri ile coşkulu bir şekilde geride kaldı.

Mobil Reklam
Bozcaada Bağbozumu Festivali dopdolu bir program ile başladı
Tarih: 09-09-2017 10:43
2659 Okunma
Mobil Reklam

Festivalin ilk günü saat 17.00'da Talay Şarap Fabrikası'na ait bağlarda gerçekleşen temsili bağbozumu ile gerçekleşti.

Festival için Bozcaada'ya gelen turistler traktörler ve belediye araçları ile taşındı. Traktör ve araçlarda yer kalmayınca birçok turist, kendi özel araçları ile katıldı. Ayrıca festivale gelen birçok özel turlar da tur araçları ile konvoya dahil oldu.

Traktörlerle ve minibüslerle temsili olarak bağlarda bağbozumu gerçekleştirdikten sonra saat 18.00’de eşeklere ve atlara yüklenen üzümler, küfelerle traktörler eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na getirildi. Bu esnada davul ve klarnetler ile oyun havaları çalındı.

Ardından Bozcaada Cumhuriyet Meydanı'nda festival açılışı gerçekleşti. Festivale Bozcaada Kaymakamı Mustafa Akın, Garnizon Komutan Vekili Piyade Binbaşı Çağrı Sağlam, Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz ile diğer kurum ve daire amirleri de katıldı.

GÜLER: “BAĞCILIK, ASLA TERK EDİLMEMESİ GEREKEN BİR UĞRAŞ”

Festival açılışı saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunması ile başladı. Ardından Bozcaada Tarımsal Kalkınma Kooparatifi Sabri Güler festivalin açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Konuşmasında “Bozcaada'da bağcılık bir kültür, bir yaşam biçimidir” diyen Güler, bağcılığın son yıllarda gerilediğini ancak Bozcaadalı için asla terk edilmemesi gereken bir uğraş alanı olduğunu belirtti. Devamında Güler, “Geçmişte bu meydandan İstanbul haline “her gün”, her birine 100'er kasa sarılan 15-20 kamyon üzüm sevk edilirken, yine İstanbul haline geçtiğimiz yıl sadece 7 günde ve toplam 2218 kasa, bu yıl da 6 gün ve toplam 1466 kasa üzüm sevk edilmiştir. Bağcılığın bu denli gerilemesinde tabiat şartları, piyasa koşulları, belirsizlikler etkili olmuşsa da yine en büyük pay biz insanların hataları olmuştur. Yıllar öncesinden kademeli olarak yaşlanan bağların sökülüp gençleştirlmemesi, askılı sisteme geçişte gecikilmesi, günün koşullarına ayak uydurulmaması, tarım işçisi bulunamayışı ve daha önemlisi genç, yeni neslin bu işe gönül vermeyişi bağcılığın çöküşünü hızlandırmıştır” dedi. Konuşmasının sonunda Güler, gelişen turizmin bağcılığa destek verecek şekilde ilerlemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Ardından ikinci konuşmayı ise Bozcaada İlçe Gıda Tarım ve Haycancılık Müdürü Hasan Öz gerçekleştirdi. Hasan Öz ise, “Bilindiği üzere Bozcaada bağcılığı turizm sektörü ile beraber Bozcaada halkının iki önemli geçim kaynağından biridir. Çünkü Bozcaada bağ alanları Bozcaada yüzölçümünün 1/3'ünü kaplamaktadır. Yine Bozcaada bağ alanları Bozcaada tarım alanlarının yüzde seksenini oluşturmaktadır. Bozcaada bağ alanlarından elde edilen üzüm, tarımsal alanlardan elde edilen toplam ürünün ise yaklaşık yüzde 85'ini oluşturmaktadır. Toplam 11750 dekar alanda dikili bulunan yaklaşık 5 milyon bağ kütüğünden 4500 ton sofralık, 4500 ton şaraplık üzüm elde edilmektedir. Elde edilen sofralık üzümlerin yaklaşık yüzde 70’i Bozcaada'da perakende olarak pazarlanmakta, şaraplık üzümler ise Bozcaada'daki 6 şarap fabrikasında işlenip yine Türkiye'nin ve dünyanın en kaliteli şarapları elde edilmektedir” dedi.

HASAN ÖZ: “BAĞCILIĞI YÜZDE 50 ARTTIRMAK HEDEFİMİZ”

Hasan Öz konuşmasına şöyle devam etti: “asHasAncak son yıllarda yaşlanmış ve satılması nedeniyle ehil olmayan kişilerin eline geçmesi nedeniyle bakımsız kalan bağlar nedeniyle Bozcaada bağcılığı maalesef gerilemeye başlamıştır. Ancak ilçe müdürlüğümüz bağcılarımız ile yaptığı istişareler sonucunda bu kötü gidişe bir çözüm bulmaya çalışmış ve bunun sonucunda ‘Bağcılığı Gençleştirme Projesi’ ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda 2015, 2016 ve 2017 yıllarında Tekirdağ Bağcılığı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden temin edilen ve Bozcaada'ya uyum sağlamış 70 bin adet aşısız asma fidanı proje kapsamında finanse edilmiş ve üreticilerimize ücretsiz dağıtılmıştır. Projenin ikinci aşamasında ise bağcılarımız da projeye dahil edilmiş olup ve daha kısa sürede üretim sürecine geçebilmek için, üreticilerimizin istedikleri bağ çeşitlerinden getirdikleri çeliklerin enstitülere gönderilerek burada dayanıklı anaçlar üzerine aşılatılıp bağcılarımıza bedelsiz dağıtılactır. Bu kapsamda 2017 bütçesinden 150 bin TL harcanmıştır. İlçe Müdürlüğümüz bundan sonraki süreçte de isteyen üreticilerimize yüksek telli bağ alanı kurulumu için galvanizli destek direği yardımı yapmayı ve bu vesile ile bağcılıkta verimi yüzde elli artırmayı hedeflemektedir. Bozcaada bağcılığını arzulanan seviyeye getirmek ve yarınlara taşımak için, bağcılarımız istediği sürece 'Bağcılığı gençleştirme, yüksek telli sistemlerin kurulumu ve verimi artıracak benzer projelerle bağcılarımızı desteklemeye devam edeceğiz”.

KAYMAKAM AKIN: “ADADA MÜLK SAHİBİ OLMAK İSTEYENLER...”

Festival açılışında son konuşmayı ise Kaymakam Mustafa Akın gerçekleştirdi. Kaymakam Akın “Tenedos kralı adına bastırılan sikkelerin üzerinde tura yüzünde üzüm salkımlarını görmekteyiz. Bu da demek oluyor ki MÖ 3 bin... MS 2 bin ile birlikte, yani 5 bin yıldır bu topraklarda bağcılık yapılıyor. Bugüne kadar bütün geçim kaynağımız bağcılık üzerine gerçekleştirilmiştir. Biz idareciler olarak bağcılığın adada daha da ilerlemesi, gelişmesi ve yaşaması için elimizden gelen tüm gayreti göstereceğimize söz veriyorum. Ancak bağcılık desteklenirken turizm ile uğraşan hemşerilerimizin de en iyi kazançları sağlarken bağcılığa da zarar vermeden, onun da ayakta kalmasını sağlayacak sistem üzerinde sürekli çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz.”

Kaymakam Akın daha sonra, “Öte yandan adaya gelen, adaya gelip de buranın büyüsüne kapılıp adadan bağa sahip olmak isteyen birçok vatandaşımız ile karşılaşıyoruz. Bu vatandaşlarımıza buranın mülki amiri olarak birkaç önerim olacak. Çünkü önemli bir husustur. Bağcılık geçici bir heves uğruna yapılacak bir iş değildir. Bağcılık emek isteyen, özveri isteyen, zaman isteyen, yapılması için kendinden fedakarlık isteyen bir alandır. Adada yer sahibi olmak adına, ben de bağcılık yapmak istiyorum adına, şu anda adada olan bağları satın alıp iki - üç sene sonra bu bağları bakımsız bırakan vatandaşlarımız adamıza hiçbir zaman iyilik yapmıyorsunuz. Bu ancak adada rantın artmasına, bizim bağlarımızın fiyatlarının artmasına neden oluyor. Ama bağcılık için en büyük tehlikeyi, en büyük engeli bu konu oluşturmaktadır. Bağcılık bir gönül işi, bir sevda işidir. Belki de çok fazla para kazanılamayacak bir alan olmayabilir. Bu yüzden adamızda mülk-arsa sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızın öncelikli olarak adayı sevmekle bereaber bağcılığı da sevmesi lazım. Bunu gönülden istemeleri lazım. Bu nedenle adamızda mülk sahibi, bağ sahibi olmak isteyenlerin bunları kafalarında bir yere kazıması lazım” dedi.

EN İYİ ÜZÜM ALİ ERTAN’IN ‘ÇAVUŞ’U

Konuşmaların ardından sıra en iyi üzüm yarışmasına geçildi. Juri tarafından numaralandırılmış kasalardan üzümler tadıldı. Juri en iyi üzümü seçerken Golden Horn Brass konseri gerçekleşti. Ardından da üzüm yarışmasından dereceye giren üzüm çişidi ve üreticiler açıklandı.

Bu yıl dereyece giren ilk 3 üzüm de Bozcaada'da yetişen dünyaca meşhur olan Çavuş Üzümü oldu. Yarışmada birinci Ali Ertan, ikinci Hüseyin Dinçel, üçüncü ise Gülsem Salman oldu.

Festival kapsamında düzenlenen tavla turnuvasının birincisi ise Ethem Özgüven oldu.

BAŞKAN YILMAZ: “GENÇLER UMUT AŞILADILAR”

Festivalin yoğun programlı ilk günü Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleşen Zülfü Livaneli Korosu ile son buldu. Livaneli'nin birbirinden unutulmaz eserlerinin seslendirildiği konserde ada halkı şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Yaklaşık iki saat süren konserin sonunda Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz koroya çiçek ve ada hatırası takdim etti. Başkan Yılmaz sahnedeki kısa konuşmasında, “Bu sevgili gençler, bu alana gelmeden önceki 2 saate göre çok büyük bir umut aşıladılar. Tıpkı 30 Ağustos 1922’de olduğu gibi, yine ve sonsuza dek, biz bu Cumhuriyet’i, darbecilere, vatan haini cemaatçilere, çıkarcılara, bebek katili teröristlere, hainlere, hırsızlara asla teslim etmeyeceğiz. Neden mi? (Korodaki çocuk ve gençleri göstererek) İşte nedeni burada. Yüce Atatürk’ün yurdumuzu emanet ettiği gençler burda. İşte o yüzden teslim etmeyeceğiz” dedi.

FESTİVALİN İLK GÜNÜ İÇİN HAZIRLADIĞIMIZ VİDEOMUZU AŞAĞIDA İZLEYEBİLİRSİNİZ.

 

FESTİVAL DEVAM EDİYOR

Festivalin ikinci gününde (Cumartesi) 16.00'da “Bağcılık” konulu panel, 18.30'da Murat Beşer'in imza günü, 19.30'da Enver Aysever'in “Mırıldandıklarım, Haykırdıklarım” isimli tek kişilik oyunu ve 21.30'da kale içinde Şevvam Sam konseri gerçekleşecek.

Pazar günü ise Futbol ve Tavla Turnuvası ödül töreni, akşam ise Salhane'de Halil Sezai konseri gerçekleşecek.

Festival kapsamında gerçekleşen resim sergileri ise aşağıdaki gibi:

Resim Sergileri (08-09-10 Eylül 2017 tarihlerindeki sergiler)

* Resim Evi (Yiğit Başak Resim Sergisi / Rum Mahallesi)
* Rengigül Sanat Galerisi (Erdinç Ünlü Resim Sergisi / Rum Mahallesi)
* Bozcaada Sanat Galerisi (Belgin Şahin-Haluk Şahin / Rum Mahallesi)

 


Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER

Mobil Reklam

Mobil Reklam