BozcaadaHABER - Mobil

Bozcaada’nın yeni markası “bozcaada’dan”

Bozcaada’da üretilen doğal ürünleri online satış sitesi üzerinden ilgilileriyle paylaşan “bozcaada’dan” markası faaliyetine başladı. Markanın kurucusu Ayhan Kurtuldu projesinin nasıl geliştiğini konuştuk...

Mobil Reklam
Mobil Reklam
Bozcaada’nın yeni markası “bozcaada’dan”
Tarih: 15-04-2019 23:02
1472 Okunma
Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

Almanya’da yaşayan iş adamı Ayhan Kurtuldu 1994 yılında adaya gelerek Ada’nın ruhuna, sadeliğine, bozulmamış doğasına hayran kalmış. Bozcaada’nın denizi, çavuş üzümü bağları, rüzgâr gülleri, küçük pansiyonları ile eşsiz zaman geçirmenin tam adresiymiş.

Ayhan bey, “Son zamanlarda popülerliğinin artmasıyla Çavuş üzümü üretimi turizmin gerisinde kaldı. Ada’nın bozulmayan doğasında yetişen çavuş üzümü hem kokusu hem tadı ile eşi benzeri olmayan bir lezzet. Bu yüzden biz, yani Ayhan Kurtuldu, Şenol Uslu saygı değer sanatçılarımız Feridun Düzağaç, Ata Demirer gibi önemli isimlerin çağrısına sessiz kalamadık. Çavuş üzümünün herkese ulaşması ve sadece Ada’da sezonda değil her zaman Ada’nın ruhunu, tadını yaşatmak için kolları sıvadık. “bozcaada’dan” markasını oluşturduk. “Kargalar yimeden” (Ata Demirer’e katılarak) topluyor doğal yöntemlerle çekirdeğiyle kurutuyor gıdaya uygun vakumlu poşetlerle paketliyor doğayı, adanın kokusunu evinize getiriyoruz. Çavuş üzümü kıymetli bir üzüm… Kendine has aromasını, tadını herkes tarafından tanınmasını istiyoruz.” diyerek bu özel projesi hakkında genel bir bilgilendirmede bulunuyor.

Bu proje nasıl doğdu?

Gerçeği söylemek gerekirse bu iş benim işim değil. Ben Ayhan Kurtuldu, Almanya’da yaşayan, kendisinin iki şirketi olan (Almanya’da KPEC GmbH, Danışmanlık ve Yazılım Şirketi, Türkiye’de Kurtuldu Makina Almanya Otomotiv Sanayisi için Türkiye’de Otomobil parçaları ürettiren bir şirket) 1994’de kız arkadaşı ile Bozcaada’ya bir geceliğine gelip Bozcaada’ya âşık olan bir insanım.

Ada aşkınız ne zamanlara dayanıyor?

1994’dan beri aralıksız her yıl tatilimizi Bozcaada’da yapıyoruz. Bu benimle ve eşim Sarah ile kalmadı, 1995’den itibaren doğan dört çocuğumuzda her yıl tatilini Bozcaada’da yapıyor, yapmak zorunda kalıyor idiler. Beni mutlu eden, artık büyüdüler ve Bozcaada’da her yıl tatil yapma zorunlukları kalmamalarına rağmen yine de bir yıl Bozcaada’ya gidemeyince kendilerini eksik hissetmeleri.

Adaya sık sık geliyor musunuz?

Bana gelince ben her fırsatta Bozcaada’ya gelmeye çalışıyorum, hatta iş gezilerinde bile rotam bazen tesadüfen Bozcaada üzerinden geçiyor. Yani ben biraz Bozcaada delisi oldum diyebilirim. Bu arada 2011’den itibaren her yıl Bozcaada koşusuna katılıyorum, ilk iki defa 21 km koştum (parkur manyak zor), artık 10 km ile yetiniyorum. Artık bu koşulara Bursa’dan tedarikçilerimiz, İstanbul’dan arkadaşlar, aile yakınlarımız, oğlum (kızlardan katılmak isteyen de var) katılıyor, ama en sevindiğim olay Bozcaada’dan arkadaşları bu koşulara katılmaya ikna edebilmem oldu. Anlayacağınız bizim koşu grubu her yıl büyüyor.

Çavuş üzümüne özel bir ilginiz var sanırız?

Sizlere benim Bozcaada sevgimi aktarabildim umarım, konuya geri dönersek, son zamanlarda Bozcaada’nın popülerliğinin artmasıyla Çavuş üzümü üretimi turizmin gerisinde kaldı. Ada’nın bozulmayan doğasında yetişen çavuş üzümü hem kokusu hem tadı ile eşi benzeri olmayan bir lezzet artık kaybolma tehlikesi yaşıyor ki bunu kendi içimizde de yaşadık. Ağabeyime Çavuş üzüm bağı satın aldık, şimdi zeytinlik oldu, arkadaşıma çavuş üzüm bağı aldık bağ yok oldu ve köklenmesi gerek. Neden derseniz, Çavuş üzümü para etmiyor diye, yani siz bakan kişiye bırakıyorsunuz o ürünü kullanıyor birde sizden bakım parası talep ediyor. Bu arada hayatımda Almanya’da koştuğum üç maraton için ben yaz aylarında Bozcaada’da antrenman yaptım ve en önemli besin kaynağım Çavuş üzümü idi, ben antrenmanlarıma bir avuç Çavuş üzümü yemeden başlamıyordum. Bu üzümün Bozcaada’dan kaybolmasını ben hayal bile edemiyorum. Onun için Feridun Düzağaç (kendisinin parçalarını çok severim, Almanya’da otobanlarda her zaman benim yol arkadaşım olmuştur), Ata Demirer gibi Bozcaada’yı daha çok popüler eden saygı değer sanatçılarımızın çağrısına sessiz kalmak istemedim.

Bu projede tek başına mısınız?

Arkadaşım Şenol Uslu ile birlikteyiz. Senol Uslu, “Abi biraz yatırım yaparsan biz Çavuş üzümünü kurutabilir, reçelini ve pekmezini yapabiliriz ve böylece insanlara sadece yazın değil bütün yıl sunabiliriz” deyince bazı şartlarla hemen kabul ettim.

Neydi bu şartlar?

Her şey Bozcaada’dan ve doğal olacak, kimyasal maddelerden uzak kalınacak, Bozcaada doğasına zarar verilmeyecek, hemen köşeyi dönmek için ürün üretilmeyecek, uzan vadeli kalıcı bir iş olacak.

Projede kim hangi görevleri üstlendi?

Tabii bu işin üretimi ayrı, pazarlaması ayrı. Şenol üretimi üslenince pazarlaması bana kaldı. Ben hemen arkadaşım Enes Gedik’i bize bir logo lazım diye aradım (kendisi İsviçre Zürich’te Best Smile AG nin Head of Marketing & Creative Direktörü) ve o bize bir hafta içerisinde harika bir logo tasarımı yaptı, umarım sizin de hoşunuza gider.

Son olarak eklemek istedikleriniz...

Evet, bu işin hikâyesi bu; biz size bozcaada´dan markası ile Bozcaada’yı sadece yaz aylarında değil bütün yıl tatmanızı sağlamak istiyoruz. Umarım sizde ürünlerimizi beğenerek, tüketerek Bozcaada Çavuş üzümünün Bozcaada’da (ki başka yerde yetişmiyor, bu üzümün Ada iklimine ihtiyacı var) kalabilmesini desteklersiniz.

 

Bu bir reklam haberdir*

Siparişleriniz için https://bozcaadadan.online/ adresini tıklayabilirsiniz.

İnstagram: Tıklayınız


Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER