BozcaadaHABER - Mobil

Bozcaadalı Kıbrıs Gazileri ile röportaj

Kıbrıs Barış Harekatı’nda görev yapan adalı 3 gazi ile Furkan Uysal röportaj yaptı. O günleri, anıları ve hatırladıkları detayları bu röportajda paylaşan gazilerden Erdoğan Şenol ilk röportajda misafirimiz...

Mobil Reklam
Bozcaadalı Kıbrıs Gazileri ile röportaj
Tarih: 07-01-2018 20:44
1834 Okunma
Mobil Reklam

Kıbrıs’ta öğrenim gören Bozcaadalı Furkan Uysal, Kıbrıs Barış Harekatı’nda görev yapan adalı gazilerden üçüyle röportaj yaptı. Gaziler Erdoğan Şenol, Hüseyin Kocamış ve Sinan Tekin ile yapılan bu özel röportajlar üç gün boyunca Bozcaada Haber’de olacak. 


Furkan Uysal’ın röportajlarından ilki olan Erdoğan Şenol Röportajı’nı aşağıda okuyabilirsiniz. 
65 yaşındaki Erdoğan Şenol savaşa 21 yaşındayken katılmış. Serbest meslekle uğraşan Şenol doğma büyüme Bozcaadalı...  

Kıbrıs Barış Harekâtı’na ne zaman katıldınız? 

18 Temmuz 1974’te Mersin’den hareket ettik. Bizi Generaller, albaylar, subaylar dönemin Diyanet İşleri Başkanı dualarla uğurladılar. 

Savaşa katıldığınızı biliyor muydunuz? 

Gittiğimizi 2 hafta evvel anladık, Mersin’e asker geldiğinde. İlk başta çıkarma yaptık. Sabaha karşı 10’da Girne’deydik. Ateş emri geldiğinde gemilerden ateş açtık. Gemimizin adı Ertuğrul idi. Gemiden ağ yardımıyla inenleri biz gemimizden tutuyorduk. Hava çok sertti, ağa ayağa takılan askerleri kurtardığımı hatırlıyorum. Çok insan kurtardım. Bir baktım kurtardıklarımın arasında Sinan (Sinan Tekin; Bozcaadalı diğer bir gazi), ayağı ağa takıldı kafası yere ters gelince ben onu hemen düşerken kucakladım, eğer tutmasaydım belini kırabilirdi. Sinan’ın savaşa gittiğinden haberim yoktu. 

Çıkarmanın ilk günlerinde veya düşmanla ilk temasta duygularınız neler oldu? 

Ben çıkarmanın ilk günü karaya çıkmadım, gemiden ateş açtık. Denize havan topları gelmekteydi. Gemimizin yanlarına onlarca bomba düştü. Eğer bize isabet etseydi, cephane yüklü olduğumuz için gemimiz batabilirdi. Kollarımız, saçlarımız denize düşen havan topunun kıvılcımlarıyla yandı. Gemimizde telsizimiz yoktu, çok sıkıntılı saatler yaşadık. Biz sürekli büyük gemilerden asker alıp karaya çıkarmakla görevliydik.

Savaş içinde olmak, soydaşlara yardım etmek içinizde nasıl duygular uyandırdı?

Öleceğimizi bile bile dualarla cesurca gittik. Yaralanan, ayağı kırılan, beli kırılan çok askerimiz oldu. Tek düşüncemiz vatandaşlarımızı kurtarmaktı. 

Yanınızda uğurlu saydığınız eşya var mıydı? 

Hayır, yoktu. Çünkü almaya imkânım olmadı. Apar topar hazırlanmak ve yola çıkmak zorunda kaldık.

Ailenize mektup yazdınız mı veya günlük defter tuttunuz mu? 

Günlük defter tutamadım, çünkü sürekli savaş içerisindeydik. Yemek yemeye vakit zor buluyorduk. Uykusuz kaldığımız dahi çok oldu. Fakat bir kere harekâttan döndüğümüzde Mersin’de mektup yollama şansım oldu. Benden ailem 3 ay haber alamadığı için beni ölmüş zannetmişler, ta ki mektubum ulaşana kadar. 

Karşılaştığınız, sizi üzen kötü olaylar, manzaralar ve ölümler oldu mu? 

Oldu tabii ki, olmaz olur mu? İlk başta ateş emri yoktu, ne zaman bize karşılık verdiler ateş açtık. Sonra Girne’ye çıkarma yaptık. 60 asker alıp karaya çıkarıyorduk. Karaya çıkan ilk birlikler beline kadar ıslanıyordu ve hava sanıldığı kadar sakin değil, aksine çok sert bir rüzgâr ve dalga vardı. Büyük gemiden bizim gemimize ağ ile inenleri kurtardım. Aralarında ayağı takılıp düşenlerde vardı. Astsubayımız yaralandı, daha sonra Bozcaada’ya geldi tanıştık. Hâlâ daha iletişim içerisindeyiz. 

Diğer Mehmetçik ve komutanlarla aranız nasıldı?

Gayet iyiydi, çünkü hepimizin tek bir amacı vardı; “Soydaşlarımızı kurtarmak”. Aramızda herhangi bir kötülük, fikir ayrılığı çıkmadı. Adeta tüm ülke tek bir vücut olmuştuk. 

Arkadaşlarınızdan şehit düşen oldu mu?

Tabii ki oldu, ama çok yakın arkadaşlarımdan yoktu. 

Savaş sırasında ve sonunda Kıbrıs Türkleri’yle bire bir temasınız oldu mu? Zaferle ilgili ve Yavru Vatan Kıbrıs’la ilgili bugün neler düşünüyorsunuz? 


Birebir temasımız; biz Mersin’e döndüğümüzde 22 Temmuz 1974’te Mersin limanında bizi 4-5 Kıbrıs Türk’ü karşılamıştı ve teşekkür ederek boyunlarımıza atladılar. Savaş sonrası Kıbrıs’ta kalmamız için bize birer telgraf geldi ve toprak verileceği söylendi. Fakat ben memleketime dönmek istedim. Harekâttan sonra hiç Kıbrıs’a gitme imkânım olmadı, ama duyumlarıma göre o zamandan bu zamana birçok şeyin değiştiği, bizim ne zorluklarla ettiğimiz yardımın unutulduğunu düşünmekteyim. 


Yarın - Kıbrıs Gazilerinden Bozcaadalı Hüseyin Kocamış: “Kendi uçaklarımız tarafından vurulduk!”


YORUMLAR
2 Yorum

Bozcaada Haber - 09-01-2018 13:13

Hasan bey merhaba, Babanım Ahmet Dönmez ile de görüşmek isteriz. Ayrıca Yıldız Erdemoğlu da gazi. Kendisiyle de görüşmek isteriz. haberbozcaada@gmail.com adresine telefon numaranızı yazarsanız size ulaşırız. Teşekkürler.



HASAN DÖNMEZ - 07-01-2018 21:33

Adalı gazi 4 tanedir.kibris gazisi babam çanakkalede ikamet etmektedir ve adanın yerlisidir.bilginize



Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER

Mobil Reklam

Mobil Reklam