BozcaadaHABER - Mobil

Öksüz cinayetinin iddianamesi hazırlandı, ilk duruşma 5 Haziran’da

Bozcaada’da 29 Haziran 2019'da Bianca isimli işletmede acımasızca dövülerek öldürülen arkadaşımız Ramazan Öksüz'ün davasında Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı iddianameyi tamamladı. 3’ü tutuklu 5'i adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılandığı davada savcı aralarında işletme sahibi B.O.B ve çalışanların da bulunduğu 8 kişi hakkında kasten adam öldürmeden yargılanmasını talep etti

Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam
 Öksüz cinayetinin iddianamesi hazırlandı, ilk duruşma 5 Haziran’da
Tarih: 25-02-2020 18:58
5661 Okunma
Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

29 Haziran 2019’da Bozcaada’daki Bianca isimli işletmede başlayan kavgada acımasızca katledilen Bozcaadalı Ramazan Öksüz'ün davasında 8 ay sonra ancak iddianame tamamlanabildi. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddinamede savcılık, 3’ü tutuklu, 5’i (Bianca isimli işletmenin sahibi ve çalışanları) adli kontrol şartı ile tutuksuz yargılanan toplamda 8 kişinin ‘kasten öldürme’ ve ‘kasten yaralama’ suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti.  

İddianamede Öksüz’ün ölüm nedenini Adli Tıp Raporu’na dayandırarak belirten savcı, Öksüz’ün aldığı darbeler nedeniyle ani solunum ve dolaşım durması sonucu öldüğünün oy birliği ile kabul edildiğini ifade etti. İddianameye göre Öksüz’ün olay yerinde öldüğü belirtilirken, 112 Acil ekiplerinin olay yerine geldiğinde solunum ve dolaşımın olmadığı, hem olay yerinde sağlık görevlilerinin hem de sağlık merkezine götürüldüğünde görevlilerin yeniden hayata döndürülmesi için müdahalede bulunduğunu ancak Öksüz’ün tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı belirtiliyor. Ayrıca Öksüz’ün tetkikinde tespit edilen alkol ve uyarıcı madde düzeyinin ise tek başına ölüm meydana getirebilecek düzeyde olmadığı da belirtiliyor.

Cinayete karışan ve halen tutuklu bulunan A.F.K ve C.A’nın da uyuşturucu etkisi altında olduğunun anlaşıldığı iddianamede yer alıyor.

Davanın ilk duruşması 5 Haziran 2020 tarihinde Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşecek. 

AVUKAT SOYSAL: İDDİANAME YERİNDE 

29 Haziran'da işlenen cinayetin ardindan savcılık 8 şüphelenin de tutuklanmasını talep etmiş ancak mahkeme sadece 3 şüpheliyi tutuklanmıştı. Bozcaadalıların da Cumhuriyet Meydanı'nda toplanarak tepki gösterdiği kararın ardından savcılık mahkemenin 5 şüpheliyi adli kontrol şartı ile salivermesine de itiraz etmiş ancak itiraz mahkemece reddedilmişti.

Savcılığın iddianamesi ile ilgili Bozcaada Haber'e değerlendirme yapan Öksüz'ün avukatlarından Avukat Uğur Soysal, savcının hazırladığı iddianamenin yerinde olduğunu, savcının  tutuksuz yargılanan 5 şüphelinin de 'kasten öldürme'den cezalandırılmasını talep ettiğini belirtti. Savcılığın ayrıntıları da atlamadan, olaya daha sonradan gelen şüphelileri de cezalandırmasını talep ettiğini dile getiren Avukat Soysal, duruşma gününe kadar tutuklu sayısında herhangi bir değişiklik olmayacağını, Öksüz cinayetinde kimin ne kadar suçu varsa adalet önünde  yanlarına bırakmamak için ellerinden geleni yapacağını belirtti.

SAVCI: DELİLLER YOK EDİLMEYE ÇALIŞILMIŞ

Savcılık iddianamede çalışanlardan C.T’nin ve Ö.U.T’nin Ramazan Öksüz’ün hastaneye götürülmesinin ardından olay yerine hortumla ve süpürge ile geldiği ve olay yerini temizlemeye çalıştıkları, çalışanlardan S.S’nin ise delil olabilecek eşyaları çöp poşetine attığı, Ö.U.T’nin de olay yerini temizlik maddesiyle fırça ve hortumla su tutarak yıkadığı ifade ediyor.

Öte yandan savcılık, cinayet sonrasında işletmede çalışan şüpheliler C.T, S.S ve Ö.U.T’ye talimat verip olay yerini temizleterek delilleri yok ettirdiği ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye çalıştığı iddiası ile T.H’nin de “Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme” suçlaması ile cezalandırılmasını talep etti.  İddianamede  T.H’nin aynı zamanda olay yerine geldiğinde Öksüz’ün hayata dönmesi için ilk müdahaleyi yapanlardan olduğunun da altı çizildi. T.H ise verdiği ifadede delilleri yok etmek için herhangi bir talimat vermediğini, Öksüz’e ilk yardım uygulayarak ambulansa taşınmasına yardımcı olduğunu, iş yerindeki kameraların çalışıp çalışmadığını kontrol ettiğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade ettiği görülüyor.

Savcı, iddianamesinde işletmeci ve bir çalışanın da delilleribyok etmeye çalıştıkları iddiası ile ayriyeten cezalandırılmasını talep etti.

CİNAYET NASIL GERÇEKLEŞTİ?

Çanakkale Cumhuriyet Savcısı, iddianamede cinayetin öncesini, cinayet anını ve sonrasını, işletmeye ait kamera kayıtları, CD çözümleme tutanağı, Adli Tıp Raporu ve tüm şüphelilerin ifade tutanağına göre nasıl gerçekleştiğini belirtti.

Savcıya göre olay öncesinde Çanakkale’den 00.00 feribotuyla Bozcaada’ya gelerek kamp kurmak isteyen ve halen tutuklu yargılanan 3 kişi C.A, Ö.G, A.F.K’yi Bozcaada’da bir buçuk aydır çalışan M.T karşılıyor. 4 şüpheli Ayazma’da kamp kuracağı alana baktıktan sonra Bozcaada merkezine geri dönüyor ancak kullandıkları aracın lastikleri kapana sıkışıp patlıyor. Ardından şüphelilerden C.A kendilerine yardımcı olabileceğini düşündüğü bir eğlence mekânının işletmecisini arıyor.  Kendilerine yardımcı olabileceğini düşündükleri eğlence mekânının sahibinin Salhane’de olduğunu öğrenen 4 şüpheli, bunun üzerine Salhane’ye gidiyor ve burada 1’er bira içiyor. Salhane’de kendilerine yardımcı olabileceğini düşündükleri işletmeci ile görüşen şüpheliler, işletmecinin lastik konusunda en erken ertesi gün yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine ada merkezine doğru ilerliyorlar ve bu esnada daha önceden de tanışıklığı olan Bianca isimli işletmenin sahibi B.O.B ile karşılaşıyorlar.  Saatin 03.00 olması nedeniyle Bianca isimli işletmede temizlik yapıldığı sırada işletme sahibi B.O.B daha önceden tanıdığı 4 şüpheliyi içeriye davet ederek alkol ikramında bulunuyor. İşletmeci B.O.B bir süre daha işlerini hallettikten sonra 4 şüphelinin masasına oturuyor ve aralarında sohbet etmeye başlıyorlar. Bu anlarda ise Ramazan Öksüz ve arkadaşı R.A işletmeye geliyor ve işletmeden alkol almak istiyor. Masadan kalkan işletmeci B.O.B ise Öksüz ve arkadaşı R.A’ya işletmenin kapandığını, satış için yasal saatin geçtiğini belirtiyor. Bunun üzerine Öksüz, B.O.B’ye hitaben, “Sen benim kim olduğumu biliyor musun, ben buralıyım, ben Abbasım, sen Abbasları tanıyor musun, birayı vereceksin'' diyor. İşletmecisi B.O.B ise bunun üzerine yanında çalışan S.S’den polisi aramasını istiyor ancak S.S, işletmeci  B.O.B’yi yalnız bırakmamak için o anlarda işletmede bulunan ve işletmecinin kız arkadaşı olan M.E’den polisi aramasını istiyor. M.E’nin polisi aramasının ardından şüpheliler C.A, Ö.G, A.F.K ve M.T tartışmanın olduğu yere geliyor.

İLK DARP ÖKSÜZDEN DEĞİLMİŞ

29 Haziran gecesinde yaşanan cinayetin ardından şüpheliler cinayetle sonuçlanan kavgada ilk darp edenin Ramazan Öksüz olduğunu iddia ediyordu. Ancak savcılığın iddianamesine göre ilk darp, tartışma sırasında masadan kalkan ve tartışmaya dahil olan ve Çanakkale’den gelen gruptan A.F.K’nin Öksüz’ün arkadaşı R.A’nın yüzüne yumruk atması ile başlıyor. Bunun üzerine Öksüz ise A.F.K’yi ittirerek R.A’yı korumaya çalışıyor ve çıkan arbedede Öksüz, A.F.K’ye yumruk atıyor.

Bu yaşanan arbede daha da büyüyor ve olaya işletme sahibi B.O.B ve çalışanlar da dahil oluyor. İşletme sahibi B.O.B daha önce verdiği ifadelerde Öksüz’e yerdeyken 2 tekme attığını, tekmelerden birinin denk geldiğini diğerinin ise denk gelmediğini iddia etmişti. Ancak iddianamede işletme sahibi B.O.B birçok kez Öksüz’e yumruk ve tekme attığı belirtiliyor. Öksüz’ün Ö.G ile arbedesi sırasında ise Öksüz’ün işletmeci B.O.B’nın üzerine yürüdüğü, B.O.B’nin yanında çalışan S.S ile Öksüz’ü ittirdikleri, bu sırada B.O.B’nin Öksüz’e tekme attığı, S.S’nin ise Öksüz’ün arkadaşı R.A’ya tekme attığı belirlitiyor.

HAREKETSİZ YATAN ÖKSÜZ’E DEFALARCA TEKME ATMIŞLAR

İddianamenin devamında; Ramazan Öksüz ve işletmeci B.O.B’nin yumruklaştığı sırada B.O.B’nin Öksüz’e arkadan sarılarak boğuşmaya başladıkları, bu esnada çalışanlardan S.S’nin Öksüz’e yumruk attığı, Çanakkale’den gelen diğer şüphelilerin de Öksüz’e yumruklar ile vurduğu, Öksüz’ün bu darbeler sonucu yere düştüğü belirtiliyor. Ö.G’nin Öksüz’ün yerde olduğu anda yumruklar ve tekmeler ile, A.F.K’nin tekme atarak, çalışanlardan S.S’nin Öksüz’ün yüz ve kafa bölgesine tekme atarak, Öksüz’ün yerde diz çökmüş vaziyetteyken yüz ve kafa bölgesine de işletmeci B.O.B’nin 4 kez tekme atarak darp ettiği, ardından yerde yatan ve kalkmak için çaba gösteren Öksüz’ün yüz bölgesine Çanakkale’den gelen C.A’nın tekme attığı ve bu darbenin sonucunda Öksüz’ün yerde hareketsiz kaldığını belirtiliyor. 

Yerde hareketsiz yatan Öksüz’ün göğüs bölgesine A.F.K’nin iki kez daha tekme attığı, ardından A.F.K’yi tutmalarına rağmen A.F.K’nin yeniden Öksüz’ün boğaz ve yüz bölgesine tekme attığı, yeniden sakinleştirilmeye çalışılan A.F.K’nin koşarak yerde hareketsiz yatan Öksüz’ün boğaz ve yüz bölgesine bir kez daha tekme attığı iddianamede yer alıyor.

Bu anlarda ise olay yerine polisler gelirken Çanakkale’den gelen 4 şüpheli olay yerinden uzaklaşıyor. Öksüz olay yerine gelen T.H ve 112 Acil ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Bozcaada Toplum Sağlığı Merkezi’ne götürülüyor ancak burada da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamıyor.

İŞLETMENİN RUHSAT İPTALİNE VE KAÇAK YERİN YIKIMINA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

Bozcaada tarihinde ilk kez yaşanan bu vahşi cinayetin ardından bilindiği gibi Bozcaada Belediye Başkanı Hakan Can Yılmaz, işletmenin ruhsatını önce askıya almış sonrasında ise işletmenin kaçak yerinin yıkılmasına karar vermişti. Başkan Yılmaz cinayetin ardından yapılan ilk meclis toplantısında, “Ramazan kardeşimizin katillerinin en ağır cezayı almaları için insani, hukuki her türlü destek için, her şeyi yapacağımıza şahsım ve meclisim adına söz veriyorum” demiş ve Öksüz için meclis toplantısı öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulmuştu. Yılmaz meclis toplantısında ayrıca işletmeye bir daha ruhsat verilmeyeceğinin de altını çizmişti.

Cinayetin hemen ardından Bozcaada Kaymakamı İbrahim Gültekin, Bianca isimli işletmenin denize doğru ve yan mekânla birleştirdiği yapının işgaliyesini iptal etmişti. Ancak belediye yıkım işlemi için gecikince işletmeci B.O.B’nin avukatı aracılığı ile ruhsat iptali ve kaçak yerin yıkımı için yürütmeyi durdurma kararı alındı. Aradan birkaç ay sonra yürütmeyi durdurma kararı kalkınca belediye ikinci kez hazine üzerindeki yapıyı yıkmak istedi. Ancak bu kez de işletmenin mülk sahibi tarafından mahkemeye başvurulup yürütmeyi durdurma kararı alındı. 

 


Mobil Reklam
Mobil Reklam
Mobil Reklam

YORUM YAP

FACEBOOK YORUM YAP


DİĞER HABERLER